14 Aralık 2008 Pazar
Fenerbahçe Antalyaspor Maçı Videosu Ve Özeti
Fenerbahçe Antalya Spor Maçı Gollerinin Videosu
Barcelona - Real Madrid Maçı Golleri Videosu
10 Aralık 2008 Çarşamba
Dinamo Kiev Fenerbahçe Maçı
2009 Uefa Kupası Finalinin İstanbul'da Şükrü Saracoğlu Stadında yapılacak olması sebebyle kendi evinde kupada final oynamayı amaçlayan Fenerbahçe için bugünkü maç ayrı bir anlam taşıyor. Fenerbahçe bugün galibiyet haricinde bir sonuçla dönerse Avrupa macerasıda bu sezon için sona ermiş olacak. Fenerbahçemize bu akşamki ( 10.12.2008) maç için başarılare diliyoruz.
6 Aralık 2008 Cumartesi
Beşiktaş'ın Ümüğünü Sıktılar
Birde üzülerek şunu belirtmek lazımdırki Türk futbolcusunda yeteri kadar kabiliyet olsada ne yazıkki yeteri kadar futbol zekası yoktur. Bunu bizlere bir kez daha ispatlayan Ankaraspor forvet ve orta saha oyuncularına teşekkür ederim. 5-1 bitecek maçı güç bela 3-1 kazanabildiler.
Turkcell Süper Ligde Bugün
Uzun bir aradan sonra Hacette'yi yenerek 3 puan ve moral bulan Gençlerbirliği'nde ise goller Burhan Eşer , Djite ve Kemal'den geldi.
Turkcell Süper Lig'e bu akşam saat 19.00 'da oynanacak Beşiktaş - Ankaraspor maçı ile devam edilecek.
Rıdvan Dilmen'in Denizli - Fenerbahçe Maçı İle İlgili Yazısı
YARDIMCIYA RAĞMEN
İlk 60 ve son 30 dakika. Teknik Direktör Aragones ilk 60 dakika Hacettepe, Ankaragücü, Gaziantepspor maçlarından ders almadığını gösterdi. Beşiktaş gibi bir takıma karşı ofansif oyuncularla oynamasına rağmen bundan da olumlu sonuç çıkarmamıştı.
İkinci yarı Deivid ile Emre’yi birlikte soktuğunda hücumcularını çoğalttı. Belki yine tek forvet gözüküyordu ama arkasındaki oyuncular Josico değil Emre, Vederson değil Deivid idi. Yani hücum yapmasını bilen oyuncular vardı artık. Önce Emre ilk buluştuğu topla gol yaptı. Josico oralara mükmün değil gelmezdi. Sonra Güiza bir gol daha attı, yardımcı hatalı ofsayt bayrağı kaldırdı. Deivid attı, yarım metre içeri giren topa gol kararı verilmedi. Ama ne varsa son 30 dakikada vardı.
Fenerbahçe takımını derbilere hazırlamak için ekstra motivasyona gerek yok. Turan Sofuoğlu dahil, Daum da, Zico da, Aragones de derbilerde fire vermiyor zaten. Hep Anadolu maçlarında puanlar gidiyor. Son yarım saatteki takım kazanır veya kaybeder ama sonuçta pozisyona girer.
Denizli takımını 1-0’dan sonra maça ortak eden yardımcı hakemdi. İki golü iptal ederek maçın kopmasını engelledi. Denizli de kalan son bölümde şuursuzca baskı yaptı.
Deivid De Souza'nın Çizgiyi Geçen Ama Sayılmayan Golü
Not: Video Youtube videosudur Youtube'a direkt olarak girebilmek için aşağıdaki linke tıklayarak küçük bir programı indirebilir ve sıkıştırılmış klasörden açtıktan sonra programı kurarak youtube'a direkt olarak girebilirsiniz
YOUTUBE'a GİRİŞ PROGRAMINI İNDİR
Denizlispor Fenerbahçe Maçı Özeti
5 Aralık 2008 Cuma
Maçtan Notlar ( www.milliyet.com.tr ' den alıntı)
l Süper Lig’de yapılan Denizlispor - Fenerbahçe maçında, konuk sarı-lacivertli ekipte, Uğur Boral 18 kişilik maç kadrosunda yer almadı.
Fenerbahçe Teknik Direktörü Luis Aragones’in, geçen hafta Beşiktaş derbisinde sahaya çıkardığı 11’de 2 değişikliğe gittiği gözlendi. Sakatlığı bulunduğu öğrenilen Uğur Boral, 18 kişilik maç kadrosunda yer almazken, Deivid de yedek soyundu. Bu oyuncuların yerine Josico ve Vederson ilk 11’ de oynama şansı buldular.
Karşılaşma öncesi kale arkası tribününde yerlerini alan Fenerbahçeli taraftalar, futbolculara sevgi gösterilerinde bulundular.
Denizli Valisi Yavuz Erkmen, maçtan önce Denizlispor kampını ziyaret ederek, kulüp başkanı ve futbolculara başarılar diledi.
Fenerbahçeli taraftarlar, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından "Meclis’te pkk istemiyoruz" biçiminde slogan attılar.
Denizlispor Teknik Direktörü Ümit Kayıhan, müsabaka başlamadan önce Fenerbahçe yedek kulübesine giderek, teknik direktör Luis Aragones’e başarı diledi ve Emre ile selamlaştı.
Aragones, yardımcı hakem Mehmet Şahan Yılmaz’a da başarı diledi.
Müsabaka öncesinde Zafer Katrancı Tesisleri’nde yapılan PAF Ligi maçı 0-0 'lık beraberlikle sonuçlandı.
Denizlispor 0 - Fenerbahçe 1
26 Kasım 2008 Çarşamba
Fenerbahçe Porto Maçı Özeti Golleri Videosu
22 Kasım 2008 Cumartesi
Ankaragücü Fenerbahçe Maçı Geniş Özeti
ANKARAGÜCÜ
Serkan, Elyasa-Dos Santos-Tolga-İlkem, Gökhan-Cem-Murat-İbrahim, Jaba-Mehmet Yılmaz
FENERBAHÇE
Volkan, Gökhan-Lugano-Edu-Vederson, Josico, Selçuk, Deivid, Emre, Alex, Guiza"
Mutlak 3 puan parolasıyla karşılaşmaya başlayacak olan Fenerbahçe'de sarı kart sınırında olan oyuncuların fazla olması sıkıntı yaratıyor. Önümüzdeki hafta Beşiktaş ile karşılaşacak olan Fenerbahçe'de kayıpsız bir şekilde karşılaşmanın sona ermesi ümit ediliyor.
16 Kasım 2008 Pazar
Erman Toroğlu'nun Fenerbahçe Ankaraspor Maçı İle İlgili Görüşleri
Kazanan haklıdır
Erman TOROĞLU
MAÇ başlıyor, Fenerbahçe hala Galatasaray maçında kalmış. Ankaraspor daha iyi top çeviriyor, daha iyi kademeye giriyor, topla daha rahat oynuyor. Bunların hepsini yapıyor da rakibi gidip rahatsız edemiyor, pozisyona giremiyor.
Roberto Carlos’ta iki haftadır biraz kıpırdanma var. Herhalde "artık oynayayım ayıp oluyor" demeye başladı. Veya "Aragones artık beni kenara alabilir, rezil olmayayım bari" diye düşünüyordur. Çalışılmış bir pozisyondan Roberto Carlos golü buldu. Zaten bu tip pozisyonları çalışırsın bir defa yaparsın, ikincide rakiplerin artık gol yemez.
Yunus Yıldırım’da düşüş var. İlk yarı Ankaraspor’un bariz penaltısını vermedi. Roberto Carlos’un faul olmayan pozisyonundan F.Bahçe golü geldi. Gökhan Gönül hata yaptı, topu kaptırdı, Özer’e faul yaptı. Ama Yunus "devam" etti.
Bu nasıl ikinci?
Maç sabaha kadar oynansa F.Bahçe kazanır. Çok iyi oynadığı için mi? Hayır. Ankaraspor ha babam top yapıyor. Neredeyse 30 top. Gittikleri mesafe bir-iki metre değil. Hatta başladıkları yerden daha geride taçla sonuçlanıyor.
F.Bahçe iki tane gol attı. İkisi de duran toptan. Yani öyle kenardan indirme bindirme yok. Güiza gene piyasada yok. Emre girdi o da etkisiz. Edu ile Lugano’yu Ankarasporlular hiç rahatsız edemediler. Dolayısıyla da Volkan’ı. Düşünün, F.Bahçe’nin oynadığı bu takım lig ikincisi. Demekki buraya biraz tesadüfen gelmişler. Rakibe hiç basmıyorlar. F.Bahçe’de eskiye oranla biraz kımıldama var. Mücadeleyi artırdılar. Ama ideal mi oynuyorlar? Hayır. Kazanan haklıdır. "Alex oynamadı mı, F.Bahçe daha çok koşuyor" diyenlere cevabım şu: Alex olmayınca sahada güzel görüntüler de olmuyor. Güiza’ya top atacak adam da kalmıyor.
Rıdvan Dilmen'in Fenerbahçe Ankaraspor Maçı İle İlgili Yorumları
Gol öncesi ve sonrası. 32. dakikaya kadar Ankaraspor tek kale oynuyordu. Fenerbahçe’nin kalecinin eline dokunan tek şutu var. Ankaraspor’un golü geliyor derken, müthiş bir duran top organizasyonuyla Fenerbahçe golü buldu. Deivid - Roberto Carlos işbirliği ile öne geçen Fenerbahçe bir anda kendine geldi.
Oyunun son 10 dakikasına kadar maçın tek hakimi Fenerbahçe idi. İkinci yarıda bir duran top daha farkı ikiye çıkardı. Roberto Carlos’un iki direkten dönen frikik atışını Lugano, Galatasaray maçının benzeri boş kaleye bıraktı. Ve Fenerbahçe seriye devam etti.
Çok pozisyon bulamadı
Fenerbahçe baktığımız zaman maç içinde çok pozisyon bulmadı, üstün oynasa da. Bunda en önemli etken Alex’in olmayışı, Semih’in maçın başında sakatlanarak çıkması ve Güiza’nın formsuzluğuydu. Fenerbahçe dünkü mevcut kadrosuyla iyi bir savunma takımı görüntüsü verdi. Göbekte oynayan Edu -Lugano ikilisi form tuttular. Öndeki Selçuk - Josico da çok top kazandılar. Allah’tan Deivid ve sonradan giren Emre Belözoğlu etkili oynadı da, top 1-0’dan sonra rakip alanda kaldı.
Ankaraspor takımı eğer oyunu 60-70 dakikada 0-0 götürebilse, çok pas yaptıkları için Fenerbahçe’yi yorarlardı. Ancak bu imkanı bulamadılar. Fenerbahçe sahasında daha çok bekledi. Maçın en iyi oyuncusu geçen hafta başlayan çıkışını devam ettiren Gökhan Gönül’dü.
Yunus Yıldırım’ı uzun süredir ilk kez beğenmedim. Ankaraspor’un penaltısını görmedi
Fenerbahçe Ankaraspor Maçının Golleri Özeti Videosu
22 Ekim 2008 Çarşamba
Fenerbahçe arsenal maçının golleri özeti videosu
21 Ekim 2008 Salı
Fenerbahçe Arsenal Maçı Videoları Sitede
Youtube İzleme Programı
Youtube'a Giriş Programını İndir
19 Ekim 2008 Pazar
Fenerbahçe Kocaelispor Golleri Özeti Videosu
Rıdvan Dilmen'in Fenerbaçe - Kocaeli Maçı Hakkındaki Görüşleri
Bu galibiyet aldatıcı olmasın. Dün geceki hatalar devam ederse kolay kolay maç kazanamazsınız
Kimin jübilesi vardı dün merak ettim. Çünkü jübile maçı gibiydi. Kocaelispor defans yapıyor, pozisyon veriyor. Fenerbahçe savunmada her türlü pozisyon veriyordu. Şutla, araya atılan toplarla, duran toplarda, yan ortalarla... Yani ilginç bir oyundu.
Fenerbahçe, Selçuk'un yanına hatta biraz önüne Alex'i çekmişti. Hazırlık pasları Alex ile başlıyordu. Savunma göbeğinde oynayanların yapıları itibariyle böyle bir becerileri olmadığı için başka da çare yoktu. Semih de top rakipteyken orta sahaya yardımcı oluyordu.
İlk yarıda çok dripling şansı verdiler Kocaeli takımına. Bu driplinglerden 3-4 pozisyon buldu ev sahibi, birini gol yaptı. İlk yarıda Fenerbahçe adına iki üç karambol pozisyon vardı, iki tanesi çok netti. Kocaelisporlu oyuncular ligdeki ilk galibiyeti alacağız psikolojisi ile arkaya yaslandılar. Ama golü rakibi beklerken değil, hücum yaparken kaybettikleri topla yediler.
Aragones'e rağmen
Özellikle Semih'in gol öncesi çalımı ve attığı pas birinci sınıftı. Güiza da doğru bir vuruşla beraberliği sağladı. Koceli takımı yine mi kazanamayacağız paniğine girince ikinci gol geldi. Ama devreye hemen Aragones girdi. Attığı golle morallenmiş Uğur'u oyundan çıkardı. Beraberlik için hücum edecek Kocaelispor savunmasının vereceği geniş alanları en iyi kullanacak isimlerden Uğur'un yerine "aman orta saha kalabalık olsun" diye Deniz'i sokan Aragones'i anlamak gerçekten mümkün değil.
Yılmaz Vural 1-0 öndeyken ikinci forvet sokuyor. Aragones gardı düşmesi muhtemel rakibi önünde farkı artıracağı yerde skoru korumaya gayret ediyor.
Allah'tan Semih var. Takımını son saniyede ipten aldı. Bu sonuç takıma güven getirebilir ancak işlerin pek de iyi gitmediği bir gerçek. Bu galibiyet aldatıcı olmasın. Dün geceki hatalar devam ederse kolay kolay kazanamazsınız.
Bülent Yıldırım temiz bir maç yönetti.
18 Ekim 2008 Cumartesi
Fener Ecel terleri Döktü
Fener Ecel terleri Döktü
Transfer Çalışmaları Başladı
İspanyol Kulübü’nün 2007 yılında renklerine bağladığı 25 yaşındaki yıldız futbolcuyu ocak ayında satışa sunacağı, bu gelişme üzerine Fenerbahçeli yöneticilerin devreye girdiği bildirildi.
Josico ve Maldonado’dan yeterli verim alamayan ve devre arasında ciddi bir operasyona gitme kararı alan sarı-lacivertli kulübün, Barcelona ile temasa geçerek, “Toure’ye talibiz. İstediğiniz zaman oturup görüşmeye hazırız” mesajını yolladığı belirtildi.
1983 Fildişi Sahilleri doğumlu oyuncu profesyonel kariyerine ülkesinin Abidjan takımında başladı. İlk Avrupa macerasına Belçika’nın Beveren takımıyla adım atan Toure, 2005-2006 sezonu başında kardeşi Kolo Toure’nin top koşturduğu Arsenal’in hazırlık kampına katılmış ancak Arsene Wenger tarafından beğenilmemişti. O sezon sonu Monaco’ya transfer olan siyahi oyuncu, başarılı bir yılın ardından 9 milyon euro karşılığında Barcelona’ya geçti.
YAYA TOURE KİMDİR?
Doğum tarihi: 13 Mayıs 1983
Doğum yeri: Fildişi Sahilleri
Boyu: 1.91
Kariyeri:
2001-03 Beveren 70 maç 3 gol
2003-05 Metalurh 33 maç 3 gol
2005-06 Olympiakos 19 gol 3 gol
2006-07 Monaco 27 gol 5 gol
2007- Barcelona 25 maç 2 gol
Milli takım: 27 maç 3 gol
KAYNAK: MİLLİYET.COM.TR
13 Ağustos 2008 Çarşamba
PARTİZAN FENERBAHÇE Maçı Videoları Golleri Geniş Özeti
12 Ağustos 2008 Salı
Partizan fenerbahçe Maçı Videoları
6 Ağustos 2008 Çarşamba
MTK BUDAPEŞTE FENERBAHÇE MAÇI GOLLERİ VİDEOSU
MTK BUDAPEŞTE FENERBAHÇE MAÇI VİDEOLARI GOLLERİ GENİŞ ÖZETİ
31 Temmuz 2008 Perşembe
Rıdvan Dilmen'in Mtk Maçı Yorumu
MTK’yı değerlendirmiyorum. Çünkü kaleci Volkan yere yatmadan maçı bitirdi. Sadece ilk yarıda bir kornerde Fenerbahçeli oyuncuların konsantrasyon eksikliğinden bir pozisyon buldular. Onun dışında Fenerbahçe’yi zorlayamadılar.
Ben Fenerbahçe ve Aragones’in yaptıklarına baktım. Dörtlü savunma oynadılar. Oyunun her bölümünde iki beki ileriye çıkarmak istediler. Özellikle Gökhan çok ciddi bindirmeler yaptı. Edu ve Lugano çakılı ve basit oynadı. Duran top dışında çıkmadılar. Önlerinde Selçuk tek ön libero oynadı. Onun önündeki üçlüden Alex, Selçuk’a hep yakındı. Özellikle hazırlık paslarında. Solda Uğur, sağda Kazım. Önde Güiza ve Semih. İkili gözükseler de Semih genelde Güiza’nın arkasında kaldı.
Fenerbahçe’de iki oyuncu bu sisteme göre geçen seneden daha fazla koşmak ve kuvvetli olmak zorunda. Alex hep oyun kuracak, hem duran topları kullanacak, top rakibe geçince de Selçuk’a yardım edecek. Semih hem Güiza’ya destek verecek, top rakibe geçince Alex’in geçen seneki bölgesine gelecek. Kazım ve Uğur zorluk çekmiyorlar. Çünkü geçen seneki gibi görev alıyorlar.
Kazım bir maden buldu. Her pozisyonda rakibini rahat geçti. Topu sırtı dönük alabiliyor, dönebiliyor, geçtiği zamanlarda da zaman zaman iyi orta yapıyor. Ama sıkıntısı tersten gelen toplarda. Daha fazla gol bölgesinde olması lazım. Bunu yapmıyor. Uğur iki yarıda da birer kez savunma arkasına koşu yaptı, onun dışında Kazım kadar etkili değildi. Sezon içinde ve maç içinde değişkenlik gösteriyor. Yani kaldığı yerde. Kazım gibi terslerden gelen toplarda Tuncay vari koşular yapmıyor.
Oyuncu değişiklikleri bu sisteme göre hep doğruydu. Semih’i çıkarıp Emre’yi aldı. Eme, Alex’in pozisyonuna geçti. Alex geçen seneki görev yerine. Uğur - Gürhan değişikliği bekleniyordu.
Bu arada Güiza bu iştahı olduğu sürece Türkiye Ligi’nde 15’in altında gol atmaz. Hep arıyor çünkü.
Gelecek için konuşmak için çok erken. Bu oyun şablonunda Alex’ten Marco yaratmak orta sahayı çabuk geçen takımlara karşı tehlike yaratır. Orta saha dirençli değil. Zor maçları kaldıramaz. Alex’in doğduğu günden bu güne bu kadar sorumluluk aldığı maç yoktur. Fizik kapasitesi yetmez. Şunu söyleyebilirim ki tek oyun sistemi ile bu ligi bitiremezler. Maç maç sistem değişmeli. Ayrıca İspanya Milli Takım’ndaki duran top organizasyonlarını Fenerbahçe’de de görmeye başladık.
Emre’yi taraftarın sahiplenmesi çok önemliydi. Kısa bölümde kuvvetlendiğinde çok iş yapacağını gösterdi.
Fenerbahçe MTK Budapeşte Maçı Videoları Golleri
8 Temmuz 2008 Salı
Guiza Fenerbahçe'de
İspanyol oyuncu Daniel Gonzalez Güiza ile kulübümüz arasında 4 yıllık anlaşma imzalanmıştır. Güiza, 14 Temmuz 2008 Pazartesi günü İstanbul'a gelecek ve 15 Temmuz Salı günü kendisini Fenerbahçeli yapacak resmi imzayı atacak. Oyuncumuz daha sonra takımımızın kampına katılacak.
FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ
Güiza Kimdir?
Futbol yaşantısına Xerez CD takımında başlayan Güiza, Real Mallorca tarafından transfer edildi ancak yeni ekibindeki ilk 3 sezonunda yöneticilerini etkilemeyi başaramadı. 2. ligde 3 sezon daha geçiren Güiza, Getafe'de ilk tercih santrfor olarak adeta yeniden doğdu ve Madrid temsilcisinin arka arkaya iki sezonu 9.sırada tamamlamasında, yakaladığı maç başına gol istatistiği ile önemli katkıda bulundu. Temmuz 2007'de Güiza Mallorca'ya geri döndü ve ligi tek bir penaltı bile atmadan 27 golle "Gol Kralı" olarak tamamladı. İspanyol santrfor bu başarısıyla bir çok Avrupa takımının da ilgisini çekti. Güiza, İspanyol Milli Takımı'ndaki kariyerine ise 8 Kasım 2007'de başladı. Bu tarihte Euro 2008 elemelerinde İsveç ve Kuzey İrlanda ile karşılaşacak olan İspanya Milli Takımı'nın aday kadrosuna ilk kez çağrılan Güiza, İsveç karşılaşmasında forma giymedi ancak 21 Kasım'da Las Palmas'ta İspanyolların 1-0 kazandığı Kuzey İrlanda maçında ilk kez milli formayı sırtına geçirdi. Daha sonra ülkesinin Euro 2008 kadrosuna da dahil edilen Güiza, turnuvada ilk 2 maçta forma şansı bulamamasının ardından, 18 Haziran tarihinde, ülkesinin, son şampiyon Yunanistan ile oynadığı mücadeleye ilk 11'de başlayıp ilk milli golüne de imza attı. Euro 2008'de İspanya'nın Rusya ile oynadığı ve 3-0 kazandığı maçta Milli Takım forması altında 2. golünü atan Güiza, EURO 2008'in final maçında da yer aldı. Güiza, İspanya'nın Almanya'yı 1-0 yenerek kupayı aldığı maçta, oyuna sonradan, finalin tek golünü atan Torres'in yerine girmişti.
Tam Adı: Daniel Gonzalez Güiza
Doğum Tarihi: 17 Ağustos 1980
Doğum yeri: Cadiz
Milliyeti: İspanya
Boy: 1.80
Kilo: 80 kg.
Güiza'nın kariyeri
1998/99 Xerez 16 maç 1 gol
1999/00 Dos Hermanas (kiralık) 18 maç 9 gol
Mallorca B Takımı 17 maç 1 gol
Mallorca 1 maç 0 gol
2000/01 Mallorca B Takımı 28 maç 19 gol
Mallorca 4 maç 1 gol
2001/02 Mallorca B Takımı 25 maç 9 gol
2002/03 Mallorca 1 maç 0 gol
Recreativo Huelva 4 maç 0 gol
Barcelona B Takımı 15 maç 5 gol
2003/04 Ciudad Murcia 40 maç 16 gol
2004/05 Ciudad Murcia 41 maç 22 gol
2005/06 Getafe 32 maç 9 gol
29 Haziran 2008 Pazar
Euro 2008 Final Maçı İspanya Almanya Maçın Geniş Özeti
Euro 2008 Final Maçı
26 Haziran 2008 Perşembe
İspanya Rusya Euro 2008 Yarı Final Maçı Özeti Videosu Golleri
25 Haziran 2008 Çarşamba
Yabancı Basında Türkiye Almanya Maçı
Avrupa medyası, Almanya’ya yenilmesine rağmen, Milli Takımımıza övgüler yağdırdı. BBC “Türkler, bu takımla gurur duymalı” derken, AP “Turnuvanın en etkili takımı elendi” yorumunu yaptı. BİLD “Bunalımdan final çıkardık” dedi
UEFA.com: Turnuvada daha önce oynadığı üç maçta da son dakika golleriyle kazanan Türkiye, Semih’in golüyle aynısını yapacak gibiydi. Ancak Almanlar için kazanacak zaman vardı ve Lahm’ın golü Türkiye’nin olağanüstü çıkışına son verdi. Marcel Desailly, ‘En iyi takım kazanamadığı için üzgün’ olduğunu söyledi. Türkiye, eksiklerine ve sakatlarına rağmen rakibinden daha iyi bir oyun sergiledi.
BBC: Almanya karşısında son derece şanssız olan Türkiye, oynadığı muhteşem futbolla yarı finalden fazlasını hak etti. Maçta en azından uzatmaları hak eden Türkiye, kalp kıran bir son dakika golüyle battı. Almanlar zaferlerini kutlayabilir, ama alkışları Türkiye hak etti. Türkler bu milli takımla gurur duymalı.
The Times: Türkiye’yi yenmek için özel bir şeyler yapmanız gerekir. İşte Lahm o özel golü, bitime bir dakika kala attı. Turnuvaya başlayan on birden sadece beşinin yer aldığı Türkiye, özellikle ilk yarıda Almanya’dan daha iyi bir oyun ortaya koydu.
AFP: Almanya, yaralı Türkiye’yi dramatik bir sonla yıktı. İlk yarıda hak ettiği şekilde öne geçen ancak iki gol yiyen Türkler, yine Semih ile daha önce turnuvada yapmaya alıştığı şeyi denedi. Ne var ki, Lahm’ın golü, Almanlar’ı cennete taşıdı.
AP: Türkiye’nin mucizeleri sonunda tükendi. Bu kez son dakikada golü bulan taraf Türkiye değil Almanya oldu. Türkler’in Euro 2008’deki dramatik iniş çıkışları Basel’de noktalanırken, Fatih Terim’in takımı finale kalamamasına rağmen zafer kazanan taraf oldu. İmkansız diye bir şey yoktur felsefesiyle üç ekibi safdışı bırakan Türkler, bu turnuvanın en tutkulu, istekli ve etkileyici takımı olarak evlerine dönüyorlar.
Bild: Çılgınlık! Sinir harbi ve biraz da şansın yardımıyla 4. Avrupa şampiyonluğuna doğru koşuyoruz. Fantastik bir maç sonunda geriye düştüğümüz karşılaşmayı kazandık. Portekiz karşısında oynadığımız oyundan çok uzaktık. Sakat ve cezalı Türkler’i hafife mi alıyorduk, yoksa gerginlik nedeniyle mi böyle oynuyorduk, bilinmez. Fakat bu katastroftan finali çıkarmayı başardık.
Rıdvan Dilmen Maç İçin Ne Dedi
BUNUN ADI DEVRİMDİR
Futbolun klasik cümlesiyle başlayalım. Kazanmayı sonuna kadar hak ettiği halde kaybedenler için, “Galiptir bu yolda mağlup” denir. Bu tespit dün gece de doğrulandı.
Maalesef en iyi oynadığımız maçı kaybettik. Dünya futbolunda abartmıyorum devrim yaratacak önemli bir olay yaşandı. Bugün Avrupa’da herhangi bir kulüp antrenörü kadroya baksa kaleci Rüştü dışındaki 10 oyuncudan defans oyuncusu olarak bir tek Gökhan Zan’ı transfer eder. Sabri, Aurelio, Hamit, Kazım, Ayhan, Hakan Balta, Mehmet Topal hep daha çok ofansif oyuncular. İşte bu oyuncular, Hırvatları, Almanları durdurmak defansla olmazı öğrettiler. Hücum yaparak olur dediler, topa sahip olarak, iyi pas yaparak bunu başarırız dediler.
İnandığını yaptırdı
Podolski belki de dünyanın en iyi sol kanat oyuncularından bir tanesi. Sabri bir kere savunma yapmaya kalktı, Podolski ortaladı gol oldu. Onun dışında Sabri sürekli hücum yaptı, Podolski ise onu kovalamaktan kendi oyununu oynayamadı. Diğer oyuncularımız da hücum ederek savunma yaptı.
Portekiz maçında geride kalabalık bekledik, goller yedik. İsviçre maçında kalabalık bekledik gol yedik. Çek maçında yine kalabalık bekledik, iki gol gördük kalemizde. Aynı maçların bir de ikinci yarılarına, son bölümlerine bakın. Hücum ettik ve goller attık, kazandık. Yoksa mucize, tesadüf falan değil bu işler.
Hücum oyuncusuna savunma yapmayı öğretmek zordur, ancak Fatih Terim takımına kendi inandığını yaptırdığı zaman başarılı oldu. Ben Terim’i boşuna eleştirmedim. Çünkü benim tanıdığım Terim o değil, buydu. Defansa doğru değil, hep öne çıkarırdı Terim takımını.
Bir sürü milli takım antrenörü var burada. Hepsi üst düzey isimler. Hangisi bu kadar hücum oyuncusuyla takımına savunma yaptırmayı başardı? Düşünün 2-1 geriye düşüyorsunuz, oyunun bitimine de çok az bir süre kalmış. Kolaya kaçabilirsiniz. Başkaları kaçıyor zaten. Bazen stoperinizi ileri gönderirsiniz doldur, boşalt için.
Bizde oyuna Gökdeniz ile Mevlüt giriyor arkadaşlar. Terim’in bu hamleyle takıma verdiği mesaj nedir biliyor musunuz? OYNAYIN...
Bizi hatırlayacaklar
Sabri hazırlık pasından sonra rakibini geçiyor, ön direğe kesiyor, Semih topu iğne deliğinden geçirerek golü atıyor. Hiç kimse Avrupa şampiyonalarında üçüncüyü, dördüncüyü hatırlamaz, ama bizi futbol oynayan takım olarak gayet iyi hatırlayacaklar.
Teşekkürler dünya futboluna yeni bir felsefe kazandıran Fatih Terim’e... Teşekkürler bu felsefeyi uygulayan oyuncularımıza...
Hakem penaltı verdi, vermedi, bilmem ne... Kötü hakem zaten. Ama bir yardımcı hakem vardı, ona kötü hakem değil, kötü adam diyorum. O futboldan silinmeli. Günahtır
TÜRKİYE ALMANYA DEV MAÇ GENİŞ ÖZETİ GOLLER VİDEOLARI
22 Haziran 2008 Pazar
Hollanda Rusya Maçı geniş Özeti Golleri
20 Haziran 2008 Cuma
Fatih Terim Maçtan Sonra Ne Dedi
Maçtan sonra Fatih Terim ne dedi?..
- Özgüner Doğan Bildiriyor -Milli Takımlar
Teknik Direktörü Fatih Terim, "Almanya ile yapacağımız yarı final maçı,
devlerin randevusu olacak" dedi.
Fatih Terim, Hırvatistan maçı sonrası düzenlenen basın toplantısında,
maçı her iki takımın da kazanabileceğini belirterek, çok kritik bir gol
yediklerini ve hemen ardından da çok kritik bir gol attıklarını
belirterek, "Futbolda sırtınızın yere gelene kadar pes edilmemesi
gerektiğini herkese gösterdik. Hakem son düdüğü çalana kadar maçı
bırakmamak ve mücadeleyi son ana kadar sürdürmenin maçın
kazanılmasındaki etkisi çok büyük" diye konuştu.
Bu takımın 2 yıllık bir takım olduğunu belirten Terim, şunları söyledi:
"2 senelik bir çalışmanın sonunda böylesine büyük bir şampiyonada
tarihimizde ilk kez yarı finale kaldık. Çok mutluyum. Meslektaşım
Biliç’in ve takımının, yedikleri şok golden sonra takım halinde bir
çöküntü yaşamaları normaldir. Bir takım için bu zorluğun altından
kalkmak da mümkün olmayabilir. Hırvatlar’ı yenmemizde bu şok
psikolojinin etkili olduğunu düşünüyorum.
70 milyonu sevindirdiğimiz için çok mutluyum. Ancak benim halkımdan bir
isteğim var. Lütfen bizim sevincimiz başkalarının üzüntüsü olmasın.
Ülke olarak daha çok başarılar kazanmamız gerekiyor. Bu saatten sonra
Almanya ile yapacağımız yarı final maçı devlerin randevusu olacak.
Bugünkü galibiyetle bütün dünyaya kendimizi hatırlatmış olduk."
-MAÇIN ADAMI HAMİT ALTINTOP-
UEFA tarafından maçın adamı seçilen Bundesliga lideri FC Bayern Münih
takımının futbolcusu Hamit Altıntop da toplantı öncesinde kupasını
aldıktan sonra yaptığı açıklamada, yarı finalde Almanya’ya karşı
yapacakları mücadelenin kendileri açısından sıkıntı yaratmayacağını
söyledi.
Altıntop, "Ben inanıyorum ki bizim takım sadece Almanya’ya karşı değil,
bütün takımlara karşı da başarılı olabilecek bir takım. Hocamızın
dediklerini sahada yaparsak yenemeyeceğimiz takım" diye konuştu.
-HIRVATİSTAN TEKNİK DİREKTÖRÜ BILIC-
Hırvatistan Teknik Direktörü Slaven Biliç de yaptığı açıklamada, bu
maçın inanılmaz bir sonu olduğunu belirterek, "Türkiye maçının son 2
dakikasını tarif etmem mümkün değil. Herhalde yaşamım boyunca da tarif
edemem" dedi.
Biliç, Türkiye maçının inanılmaz bir sonunun olduğunu ifade ederek,
"Biz Türkler’den daha iyi rakipleri yendik. Maçın penaltılara kalması
bizim için bir şoktu. Herşey bitmiş gibi gözüküyordu. Bütün bunlara
karşın elenmeyi haketmedik" diye konuştu.
Biliç, Türkiye nin 3. kez bir maçı geriden gelerek kazandığını
belirterek, "İlginç bir biçimde kazanıyorlar. Hem kaliteleri var hem de
başka birşey var. O yalnızca Türkler’de var onun ne olduğunu tarif
edemiyorum, anlayamıyorum. Böyle giderlerse final oynarlar. Bu yenilgiyi
unutmamız mümkün olmayacak. Yaşamımız boyunca da aklımızda kalacak"
dedi.
Biliç, yarın yeni bir güne başlayacaklarını, biraz ağlayıp
üzüleceklerini, ancak yaşamın da sürdüğünü sözlerine ekledi.
Milliyet.com.tr (Alıntıdır)
Türkiye Tüm Dünya ya Kapak oldu Dış Basında Türkiye Maçı
ABD BASINI: VİYANA KUŞATMASI
Maçı ABD'de canlı olarak yayımlayan ESPN Televizyonu, karşılaşmanın bitiminde, ''Viyana kenti, 1683'teki Viyana Kuşatması'ndan bu yana bu denli büyük bir mücadele yaşamadı'' yorumunu yaptı.
Türkiye'nin, şampiyonada arka arkaya 3. kez bir mucizeyi gerçekleştirerek son anlardaki golleriyle maçların kaderlerini değiştirdiğini vurgulayan ESPN yorumcusu, ''Türkler'in gücünü, cesaretini ve yorulmazlığını selamlıyoruz'' dedi. ESPN, kaleci Rüştü Reçber'i maçın kahramanı olarak nitelendirdi.
BBC, "Türkiye nefes kesen uzatmaların ardından yediği golü hemen geri çevirdi ve penaltılarla da yarı finalde Almanya'ya rakip oldu" ifadeleriyle Türkiye destanını kullanıcılarına ilan etti.
GERİ DÖNÜŞÜN KRALI
Eurosport, "Geri dönüşün kralları Türkiye, yine yaptı" başlığıyla verdiği haberde, "Nefes kesen uzatma dakikalarında 119. dakikada golü yiyen Türkiye bu maçta da durmadı ve 120. dakikada kaydettiği golle maçı penaltılara taşımayı başardı. Penaltılarda üstün olan Türkiye yarı finalde Almanya'nın rakibi olmayı başardı."
HIRVAT RÜYASI BİTTİ
Channel 4 maçın hemen ardından manşetten verdiği haberde, "Türkiye Hırvat rüyasını bitirdi" başlığıyla Ay-Yıldızlı ekibimizin tarihi zaferini okuyucularına duyurdu.
Amerikan basınından Sports Illustrated ise maçın son düdüğüyle birlikte okuyucularına verdiği haberde, "Türkiye bir kez daha nefes kesen bir maçla tur atladı, Hırvatistan veda etti, Türkler yarı finalde Almanya'nın rakibi oldu" satırlarına haberinde yer verdi.
İtalyan basınından La Gazzetta dello Sport ise manşete taşıdığı haberinde, "Türkiye Hırvatistan'ı da geçti yola devam etti" derken "Terim'in öğrencileri uzatmalarda imkansızı başardı ve penaltılarla da işi bitirerek Almanya'nın rakibi oldu" ifadelerine yer verdi.
Brezilya'da da O Globo'nun manşetini süsleyen Ay Yıldızlı ekibimiz, "Türkiye mucizeyi gerçekleştirdi, maçı penaltılara taşımakla kalmadı yarı finali de kaptı" ifadeleriyle tebrik edildi.
Türkiye Hırvatisatan Maçı Geniş Özeti Golleri Penaltıları
Türkiye Hırvatistan Maçı Penaltılar
19 Haziran 2008 Perşembe
Almanya Portekiz maçı Videoları Golleri Geniş Özeti
1. Yarının Geniş Özeti
2. Yarının Geniş Özeti
17 Haziran 2008 Salı
15 Haziran 2008 Pazar
Milli Takımımızın Çek Cumhuriyetini Yendiği Müthiş maçın Videoları Golleri Özeti
Türkiye Çek Cumhuriyeti Maçı Videoları Özeti Turkey czech republic Maçı Videoları
1.Gol Koller
2.Gol Plasil
3.Gol Arda Turan
4. Gol Nihat Kahveci
Zafer golü Nihat Kahveci
Türkiye Çek Cumhuriyeti maçı golleri Özeti maç sonu videoları
1.Gol Koller
2.Gol Plasil
3.Gol Arda Turan
4. Gol Nihat Kahveci
Zafer golü Nihat Kahveci
14 Haziran 2008 Cumartesi
Euro 2008 Maçları Golleri Videoları İspanya İsveç
2. gol Zlatan İbrahimovic ( İsveç-sweden )
3. gol David Villa
İspanya İsveç Maçı Golleri Özeti Videolar Highligts
2. gol Zlatan İbrahimovic ( İsveç-sweden )
3. gol David Villa
Hollanda Fransa maçı Videolar Goller maç Geniş Özeti
13 Haziran 2008 Cuma
Türkiye Çek Cumhuriyeti Maçı Videoları
12 Haziran 2008 Perşembe
Almanya Hırvatistan Maçı Golleri Videoları Maç özeti
Dünya Medyası Yabancı Basın Milli Maç İçin Ne Dedi
Dünyanın önde gelen gazeteleri Türkiye’nin galibiyetini okurlarına şöyle duyurdu:
NEW YORK TIMES
New York Times gazetesinin “Sonuna kadar kafa kafaya, Türkiye İsviçre’yi gönderdiö başlığıyla verdiği haberinde gazete, “İki takımda irade, inanç ve dayanıklılığın gergin bir çekişmesine kilitlenmişlerdi. Yetenekleri neredeyse eşitti ancak 84’üncü dakikada Yakın, bu nemli ve soğuk gecenin üçüncü şansını yakaladı, alçak şutu kaleciye çok yakındı ve bir kez daha Volkan sağına dalarken, görkemini ortaya koyarak lezzet verdi, çok güçlü bir el hareketiyle şutu durdurdu" dedi.
INDEPENDENT
Independent gazetesi, “İsviçre 1, Türkiye 2: Arda’nın geç gelen şutu İsviçre’nin erken ayrılmasına neden olduö başlığıyla verdiği haberinde, “Çek Cumhuriyeti ile ikinci sırada kafa kafayalar, Pazar günü yapılacak maç A grubundan Portekiz ile birlikte kimin çıkacağını belirleyecek" dedi.
WASHINGTON POST
Washington Post haberinde, "Arda Turan uzatma dakikalarında Türkiye’yi 2-1 öne geçirerek ev sahibi İsviçre’yi Avrupa Şampiyonasından eledi."
GUARDIAN
Guradian gazetesi, “Arda’nın geç gelen şutu çamur savaşında İsviçre’nin umutlarını batırdıö başlığıyla verdiği haberinde, İsviçre milli takım teknik direktörü Kobi Kuhn’un sözlerine yer verdi:
“Yaşadığımız hayal kırıklığı büyük. Kritik ikinci golü atma şansımız vardı ve maçı bu şekilde talihsiz biçimde kaybetmemiz üzüntü verici. Hayat devam ediyor ama yaşadığımız hayal kırıklığı büyük."
UEFA: Türkler son nefeste
UEFA.com sitesi, Milli Takımımızın, Arda’nın ‘son nefesteki’ golüyle çeyrek final umutlarını tazelerken, ev sahibi İsviçre’ye havlu attırdığını belirtti. İnternet sitesi, yağmurun özellikle ilk yarıda oyuna etki ettiğini ve İsviçre’nin golünün de zeminin azizliğiyle geldiğini vurguladı.
BBC, AP ve Reuters
İngiliz yayın kuruluşu BBC, Türkiye’ye yenilen İsviçre’nin ev sahibi olmasına rağmen turnuvaya veda eden ilk ekip olduğunu yazdı. BBC, golü atan Hakan Yakın’ın birçok şanstan yararlanamadığını, Arda’nın son dakika golüyle İsviçreliler’in kalbini kırdığını ifade etti.
Reuters ajansı, İsviçreli taraftarların beraberliği alkışlamaya hazırlandığı anda gelen şok golle sarsıldıklarını belirtti. AP ajansı ise yağmurun durmasını isteyen Fatih Terim’e cennetten yardım geldiğini ifade ederek, “Terim’in duası tuttu” yorumunu yaptı.
ALMAN BASINI...
Alman basını, Türkiye-İsviçre maçını değerlendirdiği haberlerinde, Türk futbolcuların şiddetli yağışın nedenolduğu "su savaşını" kazandığını belirterek, Türkler’in başkent Berlin’deki sevinç gösterilerine geniş şekilde yer verdi. B.Z gazetesi, "İsviçre su savaşında boğuldu" başlığıyla verdiği haberde, çekişmeli geçen maçın son dakikalarında Türkler’in daha sağlam sinirlere sahip olduğunu yazdı.
Hamit Altıntop’un da maç sonrasında, "Kazanmayı hak etmiştik. Bu bize iyi geldi. Şimdi ilerleme şansımız var. Biz Türkler’in herhalde her zaman son maçlar oynamaya ve daha iyi oynayabilmek için baskıya ihtiyacımız var" şeklinde konuştuğu kaydedildi. Bild gazetesi, "Hilal’in Kudamm üzerinde parladığı çılgın gece" başlığıyla verdiği haberde, binlerce Türk’ün, kısa adı Kudamm olarak bilinen "Kurfürstendamm" adlı ana cadde üzerinde toplanarak gece geç
saatlere kadar çılgınca eğlendiğini hatırlattı.
Almanlar’ın da Türkler ile birlikte kutlamaya katıldığı ve Türkler’in yoğun olarak yaşadığı Kreuzberg semtinde büyük sevinç gösterilerinin yapıldığı ifade edildi.
Gazetenin spor sayfalarında maçla ilgili olarak yer alan bir haber için de, "93. dakika: İsviçre dışarda" başlığı kullanıldı. Berliner Kurier gazetesi de, "Son dakika nakavtı" başlığıyla verdiği haberde, Arda’nın uzatma dakikalarında attığı golün Türkler’i büyük bir sevince boğduğu belirtilerek, İsviçre’nin Avrupa Şampiyonası’nda ilerleme hayalinin ise sona erdiğine işaret edildi.
Die Welt gazetesi maçla ilgili haberini, "Türkiye, İsviçre’yi Avrupa Şampiyonası’ndan dışarı attı" başlığıyla verirken, Berliner Morgenpost gazetesi de, "Türkiye su savaşını kazandı" başlığını kullandı. Alman televizyon kanalları da dün Türkler’in yaşadığı sevinç ve coşkuyla ilgili haberleri tekrar tekrar ekranlara getirdiler.
Yapılan yorumlarda, Türkiye’nin Çek Cumhuriyeti’ne karşı şansının yarı yarıya olduğu, Çek Cumhuriyeti’nin az miktarda teknik üstünlüğü karşısında Türkler’in daha tutkulu oynadığı ifade edildi
Erman Toroğlu Milli Maç İçin Ne Dedi
FATİH Terim, önce kamuoyuyla, sonra spor basını ile mücadele etti. Yetmedi kendi takımıyla mücadele etti.
Sonunda baktı ki olmuyor, bu maçın ikinci yarısında aklı selim, futbolu bilen herkesin birleştiği noktalarda değişiklikler yaptı. Milletin iki aydır gördüğünü o İsviçre maçının ikinci yarısında gördü. Nitekim sonuç da değişti. Çok net söylüyorum. İnşallah bu, Fatih Terim’in son inatları olur. Hamit’i hala sağbekte oynatarak onu köreltti. Bayern Münih’in Almanya ligini almasında en etkili futbolcu dün sahada garip garip işler yaptı. Onun da eseri Fatih Terim’dir. Galip takımın antrenörü için bunları yazıyoruz. Şu sahada net gözüktü; Fatih Terim, Fatih Terim’e karşı kazandı. İnat etti ama sonunda doğru ve mantık onun inadını kırdı.
Yapılmayacakları yaptık
Belki de hiç hesapta olmayan bir yağmur başladı. Ve bu yağmur sahayı inanılmaz ağırlaştırdı. Peki sahada bulunan A Milli Takım seviyesine gelmiş futbolcular bu yağmurda kenara bakıp nasıl oynayacaklarını da mı ona soracaklar? Hayır. Topu tutacaksın, uzun oynayacaksın. Kendi sahanda riskli işler yapmayacaksın. Kısa pas oynamayacaksın, dripling yapmayacaksın. Biz ne yaptık? Bu yapılmayacakların hepsini yaptık. Başka ne yaptık? Kör gözün parmağına hücum ediyoruz. Rakip ceza alanı etrafında veya içindeyiz,
en az 10 tane hücum faul yaptık. Yer zaten kaygan. Belki adamın ayağı kayacak, adam ters vuracak. Adamın arkası dönük, rakibi itiyorsun.
Nihat’a yazık etti
Bunlar amatör kümede olmaz. Bizim milli takımda Nihat orta sahada da oynar, bir tek en ileri uçta santrfor oynayamaz. O bölgede kim oynar? Senin gol kralın Semih, Kazım, bir de evine gönderdiğin Halil Altıntop. Ama Fatih Terim en sonunda Nihat’ı almak zorunda kaldı. Ona da yazık etti.
Şu İsviçre’ye yenilmedik, onun için çok sevinçliyim. Çünkü belki yolda gezen isviçreli insanlar değil ama basınları müthiş küstah ve terbiyesiz. Her türlü yazılı ve görsel basında terbiyesizlik ve ahlaksızlık yaptılar, dalga geçtiler. Özellikle uzatmada attığımız golle, tabiri caizse onların bize yaptığı terbiyesizlikleri köküne kadar iade etmiş olduk.
Hakem için ne dersiniz bilmem ama benim hakem konusundaki "Yaşlanınca kafasına şeytan girer" tabirimi bu Michel de kanıtladı. Sekiz sene evvel İngiltere’nin Leeds şehrinde gördüğünü çalıyordu, çok cesaretliydi. Dün sanki iki takım teknik direktörü gibi "vereyim mi vermeyeyim mi?" diye diye maçı idare etti. Müthiş eyyamlar yaptı, zaman zaman kendisiyle mücadele etti.
Rıdvan Dilmen'in İsviçre Maçı Yorumları
Fatih Terim 45 dakika teknik direktörlük yaptı. Portekiz maçının tamamında ve dün ilk yarı boyunca oyuncularımızı oynadıkları yerlerde oynatmadı. İki iki daha dört.
Hadi dünkü maçın ilk yarısında sağnak yağmur planları alt üst etmiş olabilir. Gökdeniz, Arda, Nihat, Tuncay ve Tümer gibi oyuncular bireysel yeteneğe sahip, çalım atan, dripling yapan isimler. Ancak ağır saha bu oyuncuların özelliklerini ortaya koymalarını engelledi.
Devrede Fatih Terim Milli Takıma çağırdığı oyuncuları gerçek mevkilerine koydu. Nihat’ın yanına Semih geldi, Nihat rahatladı. Arda orta dörtlünün solunda, Tuncay orta dörtlünün sağında rahatladı. Mehmet Topal ile Aurelio göbekte rahatladı. Kısacası tipik 4-4-2’ye döndük. Zemindeki su da çekilince işimize geldi.
Semih sırtı dönük oynayan takımdaki tek oyuncumuz. 135 dakika tenis maçları oynayan Milli Takımımızı rakip sahaya taşıdı. Vuramadığı zamanlarda rakibe vurdurmadı. Ama çoğu zaman da vurdu. Semih markajdan kurtulup, doğru koşular yapacak, yükselip vuracak önemli bir oyuncu. İlk yarıda Arda yine sahadaydı. Ama bir ortaya bile teşebbüs etmedi. Ne zaman Semih forvete geçti. Ondan sonra ortalamaya başladı. Semih bütün takımı pozitife çevirdi.
İkinci yarıda Fatih Terim’in yaptığı bütün doğruların karşılığı geldi. Zeminden dolayı Tümer ve Gökdeniz kötü oynadı dersek hata yapmış olabiliriz. Volkan oyunun son bölümünde iki hamlede kurtardığı topla maçın kahramanıydı. Ama en büyük kader adamı 135 dakika sonra doğrulara dönen Terim’di.
Pazar günü formalite maçı oynayacaktık. Artık önemli bir finale çıkacağız.
11 Haziran 2008 Çarşamba
Türkiye İsviçre Maçı Videoları Golleri Maç Özeti Maç Sonu Yorumlar
1. Gol hakan Yakın'ın Attığı Gol
Semih Şentürk'ün Attığı Gol
Arda Turan'ın Attığı Süper Gol
10 Haziran 2008 Salı
İtalya Hollanda Maçı Golleri Videoları Özeti
1. Gol Van Nistelroy
Van Nistelrooy Goal 1-0 Holland vs Italy
2.Gol Shnider
Holland vs Italy Highlights Sneijder 2-0
3. Gol Van Bronckhost
Van Bronckhorst 3-0 Netherlands vs Italy
İtalya - Hollanda Maçı Golleri
1. Gol Van Nistelroy
Van Nistelrooy Goal 1-0 Holland vs Italy
2.Gol Shnider
Holland vs Italy Highlights Sneijder 2-0
3. Gol Van Bronckhost
Van Bronckhorst 3-0 Netherlands vs Italy
Hollanda - İtalya Maçı özeti 3-0 Videoları
1. Gol Van Nistelroy
Van Nistelrooy Goal 1-0 Holland vs Italy
2.Gol Shnider
Holland vs Italy Highlights Sneijder 2-0
3. Gol Van Bronckhost
Van Bronckhorst 3-0 Netherlands vs Italy
8 Haziran 2008 Pazar
Euro 2008'de Bugün Avusturya-Hırvatistan Almanya-Polonya
7 Haziran 2008 Cumartesi
Portekiz 2- Türkiye 0
4 Haziran 2008 Çarşamba
Şampiyon Fenerbahçe Basketbol Takımı
Maçtan Sonra Yapılan Açıklamalar
Maç sonu açıklamaları:
Willie Solomon:
"Tarihin bir parçası olduğum için çok mutluyum. Bu şampiyonluğu taraftarlara armağan ediyorum. Fenerbahçe Ülker ile 1 yıl daha kontratım var. Ben burada başarılara devam etmek istiyorum."
Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel:
"Çok çekişmeli bir maç sonucunda Fenerbahçe Ülker şampiyon oldu. Fenerbahçe Ülker, Avrupa'nın ilk 8 takımı arasına girdi ve Türkiye şampiyonu oldu. F.Bahçe Ülker'in antrenörü ve oyuncularını kutluyorum. Ankara basketboluna büyük katkı sağlayan Türk Telekom'u da kutluyorum."
Fenerbahçe Basketbol Şube Sorumlusu Semih Özsoy:
"Bu başarı Aziz Yıldırım ve ekibinin özenli ve planlı çalışmalarıyla oldu. Yönetimin büyük düşünmesi ile oldu. İleride şampiyonluklara devam edeceğiz. Oyuncuları, yönetim kurulunu adına kutluyoruz."
Türk Telekom Antrenörü Ercüment Sunter:
"Oyuncularımı kutluyorum. Ellerinden gelen mücadeleyi gösterdiler. Fenerbahçe'yi de kutluyorum. artık Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı bekleyeceğiz. Bizim Fenerbahçe'nin yarısı kadar bütçemiz var ama biz sonuna kadar mücadele eden bir takımız."
-------------------------------------------
Takımlar maça şu ilk 5'lerle çıktılar:
Fenerbahçe Ülker: James White, Solomon, Ömer Onan, Semih Erden, Oğuz Savaş
Türk Telekom: Muratcan, Bekir, Tutku, Dudley, Douglas
Galatasaraylılar Birbirine Düştü
"Polat, ara transferde göndermek istediği Hakan'a "Heykelini dikeceğim, okula adını vereceğim" diyerek komik duruma düştü...
Hakan, Polat'ı muhatap kabul edip, söylediklerinin bir tekini kabul ederse adam değil. Polat, Galatasaray başkanlığını ayağa düşürdü...
Polat beklendiği gibi Hakan Şükür'e jübile teklif etti. Polat'ın jübile teklifini ve futbolu bırakmasına karşılık olarak da 5 yıllık sosyal içerikli sözleşme, adına spor okulları, heykel, akademi ve alt yapıda görev teklif etmesiyle ilgili neler söyleyeceksiniz!..
Adnan Polat komik duruma düştü. Bütün dünya Adnan Polat'a gülüyor şimdi. Sen Hakan Şükür'ü temizlemek için elinden geleni yap, temizleyemeyince ısıramadığın eli öpmeye kalk. Böyle bir şey yok. Ben Adnan Polat'ı tanıyamıyorum. Kalli'ye o listeyi verdi mi Adnan, 'En başta Hakan'ı temizleyeceksin' diye. Bab- Ali'deki bütün dostlarına, arkadaşlarına, 'Ben bunu ara transferde göndereceğim, yok edeceğim, sileceğim; siz onu yıpratmaya başlayın. İşimi kolaylayın' diye talimat verdi mi, vermedi mi? Sonra Kalli'nin ipliği pazara çıkınca, 2 sene evvel, 2006'da olduğu gibi Hakan Şükür ve Hasan Şaş, takımın başına geçip, Galatasaray'ı şampiyon yapınca, şapa oturdu mu Adnan! Sen 1 ay susacaksın, bu 1 ay içinde Fenerliler, Beşiktaşlılar, Galatasaray'ın Adnancıları, Hakan'ı yiyecek sen ağzını açmadan sessizce izleyeceksin. Masaya yumruğunu vurup, 'Ey arkadaşlar, Hakan şampiyon Galatasaray'ın kaptanıdır. Onu kimseye yedirmem' diyeceğine, sessiz sedasız bıyık altından gülerek seyredeceksin, ondan sonra baktın ki Hakan Şükür seni aşıyor 'Heykelini dikeceğim, okula adını vereceğim, onu vereceğim, bunu vereceğim' diyeceksin. Geçiniz.
Tekzip edemedi... Şu son yaptığı açıklamalar Adnan Polat'ı bitirmiştir. Hakan Şükür söylediklerinin bir tekini kabul ederse adam değil. Adnan Polat'ı muhatap kabul ederse adam değil. Galatasaray başkanlığını ayağa düşürdü Adnan Polat. Ne Hakan'ı savunabildi, ne kendi itibarını savunabildi. Yüzüne gözüne bulaştırdı her şeyi. Adnan Polat'ın yapacağı bir tek onurlu hareket var; istifa etmek. 'Ben bu kulübü yönetemeyeceğimi anladım arkadaşlar. Arka arkaya büyük yanlışlar yaptım.' Kalli'nin açıklamaları tokat gibi geldi Adnan Polat'ın suratına. Tekzip edemedi dikkat edin. 'Böyle bir şey yapmadım' diyemedi. 'At bunu' dediği adamı şimdi göklere çıkartıyor. Sen, herkesi kör, alemi sersem mi sanıyorsun Adnan kardeşim!.. Bu nasıl Galatasaraylılık!.. Galatasaray bu kadar ayağa düşer mi? İnanamıyorum, vallahi inanamıyorum. Açık söylüyorum: 'Galatasaraylıyım' demeye utanır oldum ben, Hıncal Uluç olarak. Herkes biliyor benim hangi takımı tuttuğumu ama çocuklar bilmiyor. Van'da etrafımı sarıp sordular. 'Hıncal ağabey sen hangi takımı tutuyorsun' diye. 'Galatasaraylıyım' diyemedim, vallahi diyemedim. Belki de o ufacık çocuk benimle 'dalga geçecek' diye, diyemedim. "Galatasaraylıyım' diyemez hale geldim. Galatasaray'ın şampiyon olduğu sene ben 'Galatasaraylıyım' diyemiyorum düşünebiliyor musunuz! Çok yazık oldu. Galatasaray'ın adına çok büyük karalar sürüldü."
3 Haziran 2008 Salı
Zico Ayrılıyor
Zico ile ipler kopuyor!..
CANAN KAYA - DHA Fenerbahçe Teknik Direktörü Zico, katıldığı bir tv programında Fenerbahçe`den ayrılacağını açıkladı.Brezilyalı SporTV ¨Bem, Amigos¨ (İyi, dostlar) programına konuk olan Arthur Zico, Fenerbahçe`den ayrılma kararı aldığını söyledi.
Fenerbahçe`nin kendisine Avrupa yolunda çok önemli fırsatlar sunduğunu ve Sarı-lacivertli takıma teşekkür borçlu olduğunu ifade eden Zico, SportTV`ye şu açıklamalarda bulundu:
Hedefim Avrupa`da devam etmek. Kararımı verdim. Sanırım Fenerbahçe`nin bana sunduğu olanakların karşılığını en iyi şekilde ödedim. Yine de Fenerbahçe`ye teşekkür borçluyum. Fenerbahçe`yle herhangi bir para problemim yok. Bu tamamen profesyonelce alınmış bir karar. Şimdi önümde bazı fırsatlar var. Bunları en iyi şekilde değerlendirmek istiyorum.¨
2 Haziran 2008 Pazartesi
Aziz Yıldırım'ın Açıklamaları
Fenerbahçe TV'ye yaklaşık 2.5 saat açıklamalar yapan Aziz Yıldırım, transferle ilgili merak edilen tüm soruları yanıtladı.
Transferde bir santrafor olacaklarını söyleyen Aziz Yıldırım, "Bunlardan ikisinin adı bugüne dek medyada hiç geçmedi, bu üç isimden birini alacağız" dedi.
Aziz Yıldırım yurt dışında oynayan bir Türk santraforu da transfer edebileceğini söyledi ancak ismini vermedi.
Aziz Yıldırım Kezman'ın takasla gönderilmesine sıcak bakmadığını söyledi, konuşmasının satır arasında Zico'ya hala kızgın olduğunu gizlemedi.
Emre BELÖZOĞLU: Emre'yi ben İnter'deyken istemiştim. Hakikaten transfer etmek istiyorduk. Futbol kaliteli oyuncularla oynanır. Kaliteli oyuncu yoksa futbol oynamayamazsınız. O zaman gelen başarılar tesadüftür.
Yabancı hayranı değilim. Ben şunun için yabancı oyuncu istiyorum, kaliteli oyuncu almak için... Bugüne kadar kalitesiz oyuncu getirdik mi?
NE KADAR VERİLDİ: Emre ile ön anlaşma yapılmıştır. 4 yıllık yapıldı sözleşme. 4.5 milyon euro bonservis bedeli. Önümüzdeki haftadan itibaren bu iş bitecek. Temmuz başında bizim kampımıza katılır.
Ali Yıldırım, Ali Koç, Mahmut Uslu gibi bir çok isim katıldı transfer çalışmasına. 6-7 yönetici pazarlıklarda birlikteydik. Bizde herkesin bilgisi vardı ama bir gün basına çıkmadı.
FATİH TERİM'E TEKLİF GİTTİ Mİ: Böyle bir düşüncemiz olmadı. Kendisi de açıkladı böyle bir düşüncemiz olmadı.
ZİCO GİDECEK Mİ: Sayın Zico ile görüşmemiz sürüyor. Anlaşıp anlaşmamak, geçen sene şampiyonluğu kaybetmeyi ben kabul edemiyorum. O zaman bu değerlendirmeyi bu anlamda yapacağız. Bununla ilgili gerekli konuşmaları yapıyoruz. Anlaşabiliriz de anlaşamayabiliriz de... Olmazsa da sorun değil. Ben getirdiğimde Zico'yu kimse tanımıyordu. B planımız da var. Bizim için kolay.
SEMİH: Semih ile anlaşmalar yapıldı. Bir ay önce yapıldı. Anlaşması kasada duruyor. 9'undan sonra açıklanacak. 2 yıl Semih Fener'de kalacak.
AURELİO: Galatasaray alabiliyorsa alsın. Görüşmek istiyorlarsa görüşsünler. Değişimleri yapabilmeliyiz bundan rahatsızlık duymamalıyız. Marco ile bir yıllık uzatma hakkımız var. Oyuncumuzun gönlünü alıp, öyle yapacağız.
Takımında iyi oyuncuyu ben de almak istiyorum. Böyle bir oyuncu da var konuşuyoruz şu anda yönetimle... Ne yaparız, nasıl alırız diye...
MALDONADO: Çok iyi oyuncuydu ama burda oynayamadı. Başarılı olamadı. Fenerbahçe'nin oyuncusu, 1 yıl daha mukavelesi var.
ÜÇ SANTRAFOR ile görüşme yapıyoruz. İsim vermeyeceğim. 2'si basında çıkmadı. Bu üç isimden biri mutlaka gelecek. Gerekirse bir Türk santrafor alacağım. Ama Türkiye'de değil, Avrupa'da bu kişi...
KEZMAN: Aslında Kezman iyi oyuncu. Ben takas kullanmam. Kim olursa olsun, ben oyuncumu takasta kullanmam. Bizim oyuncumuz değerlidir. Kezman'ın kalmasını istiyoruz ona 2,5 milyon Euro ödüyoruz.
NİHAT: Nihat gibi Türk oyuncuların hepsini almak isterim. Kaliteli Türk çocuklarını alıp, kontenjanın bir kısmını da genç yabancıya gitmek istiyoruz.
KANOUTE: Herhangi bir çalışma yapmadık. Ciddi bir adım atmadık. Çünkü bizim santrafor arayışında üç kişiden biri olmazsa ona da bakarız.
ETO'O: 40 milyon euro. Ama basın yazıp çiziyor, biri alıp hediye ederse memnuniyetle kabul ederiz.
SERDAR VE MEHMET YOZGATLI: Kaleci Serdar'ın çok yüksek bir bedel istedi. Mehmet Yozgatlı da 700 bin dolar alırken 2,5 milyon dolar istedi. Serdar 900 bin alırken, Menajeri Erdinç Şehit 1.8-2 milyon dolardan bahsetti ve konuşmadan kapattık.
Mehmet Yozgatlı ile de yolların aynı sebepten ayrıldı.
ÖNDER TURACI: Önder Zico'dan şikayetçi. Oynatmıyor, yedek bırakıyor diye. Halbuki hocası şans verdi. Yüksek para da istedi, biz de ona bir öneri yaptık ama 1,8 milyon dolara Moskova kulübüyle imzaladı ve Fenerbahçe’den ayrıldı"
SHEVCHENKO: 9-10 milyon euro alıyor, bonservisini de geçtik. Fenerbahçe bunu verebilir mi? Ama sözleşmesi benim kasamda duruyormuş. 60 milyon euroyu bulan bir transfer. Biraz mantıklı düşünmek gerekiyor"
31 Mayıs 2008 Cumartesi
Aziz Yıldırım'ın Açıklamaları
Aziz Yıldırım: Fenerbahçe'nin en iyi transferi yapacak maddi gücü vardır
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, genel olarak değerlendirildiğinde Fenerbahçe Futbol Takımı’nın başarılı ve tatmin edici bir sezon geçirdiğini söyledi.
Aziz Yıldırım, Fenerbahçe Kulübü’nün aylık resmi yayın organı Fenerbahçe Dergisi’nin haziran sayısında yer alan başyazısında, Fenerbahçe’nin Turkcell Süper Ligi ikinci sırada tamamlamasına rağmen, Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde Türkiye’yi temsil etme hakkını kazandığını belirterek, şunları kaydetti:
"Şampiyonlar Ligi’ne yeniden katılabilme hedefi adına önemli olan bu derece, ligin ikinci sırada bitirilmesi ve şampiyonluğun kaçması nedeniyle hiçbir Fenerbahçeli gibi beni de memnun etmemiştir. Üstelik Avrupa’da üst üste kazanılan maçlar ve kulüp tarihinde daha önce hiç ulaşılmamış yerlere gelinmesine rağmen, Türkiye liginde şampiyonluğun kaçması, bu büyük sevinçlerden sonra buruk bir tat bırakmıştır. Ancak genel olarak değerlendirildiğinde Fenerbahçe Futbol Takımı, başarılı ve tatmin edici bir sezon geçirmiştir."
"Moskova’ya giderek yerinde izlediğim Şampiyonlar Ligi finalinde de görülmüştür ki, final oynayan takımlardan biri rahatlıkla Fenerbahçe olabilirdi" diyen Yıldırım, şöyle devam etti:
"Hatta Fenerbahçe, belki bu yıl bu büyük kupaya ulaşabilirdi. Bu düşünce bile, Fenerbahçe’nin geldiği yeri göstermesi adına önemlidir. Ayrıca Şampiyonlar Ligi Kupası’nı, seri penaltı atışları sırasında, bir oyuncusunun yağmur nedeniyle ayağının kayması yüzünden kaybeden Chelsea takımını, bu yıl bu ligde yenebilen tek takım da Fenerbahçe olmuştur. Bu durum da hoş bir ayrıntı ve dipnot olarak futbol tarihindeki yerini alacaktır."
"OYUNCU VE TEKNİK ADAM SAYISI 100’E YAKLAŞTI"
Başkan Yıldırım, futbolda sezonun sona ermesi ve yeni sezon planlamalarının yapılmaya başlamasıyla birlikte, gazetelerin spor
sayfalarında, transfer haberlerinin de ardı ardına yayınlanmaya başladığını kaydederek, bu konuda şunları söyledi:
"Çoğu tiraj uğruna yapılan bu haberlerde, bu sezon Fenerbahçe’ye sözde transfer edileceği söylenen oyuncu ve teknik adam sayısı da 100’e yaklaştı. Şubat ayından bu yana gazetelere göre Fenerbahçe’ye transfer edileceği söylenen oyuncuların bir listesini, alfabetik sıraya göre, resmi internet sitemizde mayıs ayının ortalarında yayınladık. Bu listeye göre transfer edilen oyuncu sayısı 70’e yaklaşıyordu. Bu sayının yaklaşık 5’te 1’i kadar teknik direktör de gazetelere göre Fenerbahçe’ye transfer edildi ve bundan başka bazı isimler de ortaya atıldı.
Şimdi şu iyi bilinmelidir ki, Fenerbahçe Spor Kulübü gazete sayfalarına bakarak transfer yapmaz. Transfer hem uzun soluklu, hem de anlık bir iştir. Hedefler ve dengeler vardır. Transfer, hem uzun vadeli planlama, hem de anlık refleks gerektiren bir iştir. Birçok seçenek ve birçok plan vardır. Takımımızın durumu ve hedefleri, alınacak oyuncunun durumu, zamanlama, hatta diğer takımların durumu gibi transfere etki eden unsurlar vardır. Bütün bu unsurlar bir arada değerlendirilir ve bir sonuca varılır. Tüm bunların üzerinde, bizim için her şeyden önce gelen ise Fenerbahçe’nin menfaatleridir. Bizim görevimiz, Fenerbahçe’nin menfaatlerini en iyi şekilde korumak ve gözetmektir. Fenerbahçe’de transfer de buna göre yapılacaktır."
"TRANSFERDE ACELECİ DEĞİL, SERİNKANLIYIZ"
Aziz Yıldırım, transferde harcanacak paranın kulübün parası olduğu gerçeğini göz önünde bulundurarak, bu paranın boşa savrulmaması ve sakatlıklar gibi planlanamayan durumlar dışında, alınacak her oyuncudan istifade edilmesinin öncelikleri arasında olduğunu söyledi.
Transferde yatırımı yapmak gibi, o yatırımın geri dönüşünün de önemli olduğuna değinen Yıldırım, yazısında daha sonra şu görüşlere yer verdi:
"Şu da akıllardan çıkarılmamalıdır ki, Fenerbahçe’nin her zaman için en iyi transferi yapacak maddi gücü vardır. Transferde belirleyici olacak olan başkaları değil, Fenerbahçe’dir. Fenerbahçe isteyecek, beğenecek, akılcı bulacak ve gerçekleştirecektir. Tüm bunların ışığı altında biz transferde aceleci değil, serinkanlıyız. Taraftarımız hiç kuşku duymasın ki, her zaman olduğu gibi bu yıl da Fenerbahçe’de transfer, ihtiyaç duyulan yere ve Fenerbahçe geleneklerine göre yapılacaktır. Fenerbahçeliler, gerçek transfer haberlerini de resmi internet sitemiz, Fenerbahçe Televizyonu ve Fenerbahçe Dergisi’nden duyacaklardır."
TARAFTARA TEŞEKKÜR
Aziz Yıldırım, mayıs ayının 21’inde genel satışına başladıkları kombine kartta, sponsorlara verilen yerler hariç, genel satıştan 5 gün sonra ulaşılan rakamın 21 bin olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:
"Daha ortada duyurulmuş hiçbir transfer olmadan ulaşılan bu rakam çarpıcıdır. Geçen yıl 24 bin kombine sattığımız düşünüldüğünde, bu rakamın bu sene daha da yukarılara çıkacağı kesin gibidir. Kulübüne her zaman için sahip çıkan ve her zaman için desteğini en üst seviyede gösteren taraftarlarımız, kombine satışlarındaki rakamlarla da bu gerçeği bir kez daha gözler önüne sermişlerdir. Taraftarımıza buradan bir kez daha teşekkür ederim."
AMATÖR ŞUBELER
Mayıs ayının başta voleybol ve basketbol olmak üzere, amatör şubelerde şampiyonluklar ve başarılar yakaladıkları bir ay olduğunu belirten başkan Yıldırım, yazısını şöyle sürdürdü:
"Erkek voleybol takımımız, bariz üstünlük kurduğu maçlar sonrası tarihinde ilk kez Türkiye Kupası’nı ve lig kupasını kazanmıştır. Bayan voleybol takımımız ise şanssızlıklar sonucu lig şampiyonluğunu finalde kaybetmiştir. Bayan basketbol takımımız artık bir gelenek haline getirdiği Türkiye Kupası’nı ve lig şampiyonluğunu kazanırken, Fenerbahçe Ülker Erkek Basketbol Takımımız ise, ligde final maçlarını oynamaktadır. Kürek ve masa tenisi gibi diğer amatör branşlarda da takımlarımız ve sporcularımız önemli başarılar elde etmiştir.
Öte yandan, 2008 Pekin Olimpiyatları’nda bu ay itibariyle ülkemizi 12 branşta 58 sporcu temsil edecek. Bu sporculardan 15’i Fenerbahçe Spor Kulübü’nün sporcularıdır ve bu rakam önümüzdeki günlerde artabilir. Olimpiyatlara katılma hakkı kazanarak ülkemizi ve kulübümüzü temsil edecek sporcularımızı da buradan tebrik ediyorum. Tüm bu başarıları kazanarak bizleri gururlandıran ve Fenerbahçe’nin sadece bir futbol kulübü olmadığını herkese gösteren tüm sporcu, teknik adam, idareci ve personelimizi buradan bir kez daha yürekten kutluyorum."
Milliyet
16 Mayıs 2008 Cuma
Yeni Sitemiz Açıldı
15 Mayıs 2008 Perşembe
Maçın Adamı Fatih Tekke Seçildi
İngiltere'nin Old Trafford Stadı'nda oynanan final maçında Zenit Saint Petersburg, 72. dakikada Denisov, 90'da Zyrianov'un attığı gollerle, rakibi Glasgow Rangers'ı 2-0 mağlup etti. Türk futbolcu Fatih Tekke'nin de 90 dakika forma giydiği karşılaşma sonucu Zenit, 50'nci UEFA Kupası'nın sahibi oldu.
Bu arada Fatih Tekke, UEFA'nın resmi internet sitesi tarafından "maçın adamı" seçildi.4 Mayıs 2008 Pazar
Sivasspor Galatasaray Maç Özeti Video Goller
30 Nisan 2008 Çarşamba
Kanal D 'den Yeni Dizi " Yol Arkadaşım "
28 Nisan 2008 Pazartesi
Erman Toroğlu Galatasaray Fenerbahçe Maçı İçin Ne Dedi ?
İLK 45 dakikanın tamamında Galatasaray, sahanın her yerinde baskı uyguladı. Topa en yakın olan futbolcu, ne pahasına olursa olsun presi yaptı, bütün arkadaşları da ona yardım etti.
Fenerbahçe, üst üste ısrarla bu kadar inatçı bir pres beklemiyordu. Zaten sarı lacivertliler bu tarz presi hiç sevmezler. Ve hep beklediler, ne zaman Galatasaray, Fenerbahçe hücumlarını kendi yarı alanında karşılayacak diye. Ama 45 dakika boyunca sarı kırmızılılar hep rakip yarı alanda ilk baskıyı yaptılar. Fenerbahçe, ancak iki kere hızlı hücum şansı buldu. Özellikle ilkinde, Ümit Karan, Fenerbahçe’yi iyi tanıdığı için atabilecekleri bir golün kokusunu aldı ve kendi kale sahasına kadar rakibi kovalayarak topu kornere attı.
Bu şunu gösteriyor; Ümit Karan’ı bir rakip ceza alanında bir de kendi ceza alanında görüyorsunuz. Ve bu oyun isteği, hırsı koca 45 dakika boyunca bütün sarı kırmızılılarda vardı. Nonda, Edu-Lugano ikilisini bozdu. Çünkü, bu oyuncu çok ters yerlere gidiyor ve bu ikilinin istemediği işleri yapıyor. Nitekim buna benzer bir pozisyonda Edu panikleyip, kendi kalecisi Volkan da kendisine faulü yapınca Galatasaray’ın golü geldi.
Zico’nun Lugano’yu alması acaba atılma riski miydi? Yoksa vazifesini yapmaması veya sakatlığı mı? Ama Lugano’nun hareketlerine bakarsanız, sakatlığı oynamasına engel değildi.
Devre arasında bütün soru, Galatasaray’ın bu presini 90 dakika boyunca sürdürebilmesiydi. İkinci yarı başladığında, ilk yarıdaki pres yoktu ama Fenerbahçe’de de hareket yoktu. Fenerbahçe belki de bu sezonun en kötü futbolunu oynadı. Fenerbahçe’de el freni Maldonado sahnedeydi. O, olmayınca Marco da sahnede olmuyor. Ama dönüyorsunuz Galatasaraylı teknik adamlar da Fenerbahçe’nin ekmeğine yağ sürüyor. Nasıl mı? Nonda’yı oyundan alarak. Bu Nonda’yı 90 dakika oyunda tutsalardı daha önce 2-0, 3-0’lık skoru yakalayıp rahatlarlardı.
Güzel maç oldu
Fenerbahçe, Galatasaray kalesinde tehlike bile yaratamadı, bir tek Alex’in pozisyonu hariç. Dünkü maç sabaha kadar oynansa, Galatasaray kazanırdı. Sonuna kadar hak ettiler. Galatasaraylılar’ın bir şeyi iyi düşünmeleri lazım. Kalli’nin sevapları ve günahları. Bu takım neden inişli-çıkışlı oldu. Yönetimden mi teknik adamdan mı? Veya takımın içinden mi? Sarı kırmızılılar eğer şampiyon olurlarsa ve kendi içlerindeki çelişkileri görüp, halledemezlerse seneye işleri zor olur. Her şeye rağmen güzel bir maç oldu. Belki kalite yoktu o da normal. Ama kesinlikle de hakem yığılacak bir maç olmadı. Fırat Aydınus, belki önce bir-iki sarı kartı kullanmadı. Teknik açıdan kendini böyle hazırlamış olsa gerek. Ama hiçbir zaman oyunun içine girmedi ve maçın neticesini hakeme yıkmadı.
23 Nisan 2008 Çarşamba
Galatasaray - Fenerbahçe Maçı Videoları
20 Nisan 2008 Pazar
Fenerbahçe Denizlispor Maçı İçin Spor Yazarlarının Yorumları
Kolay oldu
Fenerbahçe ciddi bir antrenman yaptı. Geçen hafta kaybedilen puanların Fenerbahçe’ye ders olacağı belliydi. Olmuş da. Çok ciddiydiler.
Niye antrenman maçı dedim. Çünkü karşılaşmayı antrenmana çeviren Denizlispor idi. Güvenç Kurtar hocayı beğeniriz. Kısıtlı kadrosuna rağmen ligde kalmayı çoktan garantiledi. Ama dün Fenerbahçe’nin karşısına öyle bir çıktılar ki, anlaşılır gibi değildi. Fenerbahçe genelde 2-0 öne geçtiği zaman rakiplerinin savunma direnci kırılıyordu. Denizlispor savunması skor daha 0-0 iken orta sahaya kadar çıktı, garip bir ofsayt taktiği uyguladı. Yaptıkları her hücumun dönüşünde Fenerbahçe topu doğru kullandığında kaleci ile karşı karşıya kalıyordu. Pasları çoğu zaman kötü kullanmalarına rağmen sayısız fırsat yakaladılar.
Fenerbahçe takımı aslında o kadar canlı ve istekliydi ki, skoru nasıl olsa yakalardı. Rakibin bu oyun mantığı sadece işlerini kolaylaştırdı. Zico kart sınırındaki oyuncuları skor garantiye alındıktan sonra çıkararak doğru yaptı. Takımın her iki bekini de ilk kez hücuma soktu.
Doğru işler
Denizlispor’u göbekten delemeyeceklerini anlayınca kenarlara indiler. İki kenar oyuncusu Deivid ve Kazım sürekli içe kat edince Gökhan ve Uğur önlerindeki boşluğu iyi değerlendirerek etkili oldular.
Savunmada Edu’yu çok beğendim. Birkaç haftadır oynamadığı için maçın başında birkaç pas hatası yapan ancak sonradan düzelen Selçuk’u da beğendim. Alex ve Deivid lider gibi oynadılar.
Kezman’ın maçın başında boş kaleye kaçırdığı gol için “inanılır gibi değil” demem. Çünkü futbolda bunlar var. Penaltı da kaçar, böyle pozisyonlar da. Stresli oynamanın sıkıntısını yaşıyor. Kezman iyi oynar, kötü oynar. Ben çok beğenmiyorum. Ama kalpten mücadele etmesi hem benim hem de taraftarın ona saygı göstermemizi sağlıyor.
Hakem M.Kamil Abitoğlu iyi bir maç yönetti.
MEHMET DEMİRKOL MAÇ İÇİN NE DEDİ
Kurtar’ın ceketi
Aslen santrfor olan Selahattin sağ bek, orta sahadan Fatih Yiğen ve aslen sağ bek olup ligin ikinci yarısı boyunca hücuma dönük orta saha oynayan Hasan Yiğit çift stoper. Carlos Alberto’yu yurt dışından izlemeye gelenler olmasa o da dışarıda olacak Kurtar’ın dediğine göre... Öte yandan en fazla defansif orta saha olan Fatih Egedik ve Yusuf çift santrfor. Kadro dışı olanları filan anlıyorum da. Doğrusu bu takım, Güvenç Kurtar’ın pembe ceketi kadar fanteziydi.
Tabii Fenerbahçe de rahat pozisyonlara girdi. Yusuf’un ileride top tutabildiği ve Tomas Abraham’ın Fenerbahçe’ye duvar olabildiği anlar hariç, ev sahibi çok rahat top yaptı. Sağ kanatları, Kazım ve Gökhan’la iyi çalıştı. Selçuk, verilen Maldonado molasından sağlam çıkmıştı. Oyunun iki yönünü de Maldonado’dan daha iyi yaptığı bir döneminde. İki ceza sahası arasında gidip geldi, iyi performans ortaya koyarak Marco’nun hücumu destekleyebilmesi için ekstra enerji harcayarak oynadı ve gayet de iyiydi.
Fantezi dünyası
Alex ve Deivid’in hafif uykulu halleri bir yana, fenomen yine Kezman’dı tabii. Korkunç bir destekle, hemen herkesin adını haykırışıyla başladı maç. Ve o öyle bir gol kaçırdı ki! Kaleci Süleyman’ın ıskaladığı topu boş kaleye vuramayışı, haklı homurtularla karşılandı. Attığı golün fevkaladeliği bile boş kaleye kaçırılan o şutu unutturmayacaktır.
Devamı da geldi tabii. İkinci yarıda Uğur’un da devreye girişiyle Fenerbahçe’nin refah içinde karşı kaleye gidişi hızlandı. Ancak alışıldık yardımlaşmanın yerini, ceketin etkisi olacak garip şut tercihleri, kafanın tepesiyle atılan kafalar gelmeye başlayınca üstünlük skora yansıyamadı. Bu fantezi dünyasından en çok Uğur’un bomboşken Kezman’a çıkardığı top ve onun gol yapışında kalkan ofsayt bayrağı, sonrasında Alex’in onun haşlaması, hatırlanacak biliyorum. Ancak belki de tek doğru hareket buydu. Kurtar’ın yaptığı değişikliklerle normalleştirme çabası da oyunun dengesini kurtaramadı.
Semih’in oyuna girmesi sonrası Gökhan ve Uğur’un bindirmeleriyle fazlasıyla pozisyon bulmaya devam ettiler. Çok kaçırdılar, çok ofsaytta kaldılar. Murat onların yerine attı.
Fenerbahçe Denizli spor Goller Özet Video
13 Nisan 2008 Pazar
Fenerbahçe Ankaraspor Maçı Röportajları ve Yorumları
Fenerbahçe Ankaraspor Maçı Videoları
9 Nisan 2008 Çarşamba
Chelsea Teknik Direktörü Maç İçin Ne Dedi
Direktörü Avram Grant, zorlu maçta çeyrek final rövanşında Fenerbahçe’ye
karşı iyi savunma yaparak sonuca gittiklerini söyledi.
Maçtan sonra düzenlenen basın toplantısında, Fenerbahçe’yi 2-0 yenerek
yarı finale yükseldikleri karşılaşmayı değerlendiren Grant, "Evet zor
bir maçtı. Amacımız yarı finaldi. Şu anda maçı kazanarak yarı finale
çıktık. İyi savunma yaptık ve Fenerbahçe fazla pozisyona giremedi. 2-0
kazanarak amacımıza ulaştık" diye konuştu.
Chelsea’nin savunmada kalarak rakibini üzerine çektiği hatırlatılan
Grant, "Golü attıktan sonra rakibimizin gol bulmak için üzerimize
gelmesi gerekiyordu. Biz de birkaç kontratak yaptık ama sonuç 2-0" dedi.
Grant, "Yarı finalde eşleştiğiniz Liverpool’u yeneceğinizi düşünüyor
musunuz?" sorusuna ise cevap vermek istemediğini söyledi.
Aynı sorunun tekrarlanması üzerine de Grant, "Benim de öğrenmek
istediğim şey size geleceği söyleyebilmek. Ama şu anda bunu size
söyleyemem" dedi.
Grant, "Devler Ligi"nde kupayı almak konusunda da pozitif
düşündüklerini, sezona başladıklarından çok daha iyi olduklarını
sözlerine ekledi.
Rıdvan Dilmen Chelsea Fenerbahçe Maçı İçin Ne Dedi
Görevini Yaptı
Chelsea erken bulduğu golle oyun stratejisini değiştirmek zorunda kaldı. Doğal olarak kontrollü oyunu tercih etti. Kuralar çekildiğinden bu yana ısrarla altını çiziyorum iki takım arasında sistem açısından bir fark yok. İkisi de ayağa pas yaparak, rakibin gücünü azaltan, yoran bir oyun anlayışına sahip. Ayrıca Fenerbahçe rakip kim olursa olsun asla mahkum oynamıyor. Dün gece yine böyle oldu.
Chelsea’nin en büyük özelliği öne geçtiği zaman bunu korumasını çok iyi biliyor. Sevilla’dan farkı da bu. Sevilla’ya karşı 2-0’dan bile olsa maçı çevirebilseniz bile onlara karşı bu çok zor. Skorun üstüne yatmasını beceren bir takım. Belki eski gücünde değil ama yine de Fenerbahçe takımına ceza alanı içinde pozisyon vermedi. 1-0’lık skor onları tedirgin ettiği için de kendi sahasında oyunu bir şekilde kabul ettiler. Kontratak yapamadılar. Aslında beklediğim bir maç oldu. Fenerbahçe rakibine ezilmedi ancak Chelsea de fazla şans tanımadı.
Son bölümlerde doğal olarak Zico risk alınca Lampard ile ikinci golü buldular. Bugün Fenerbahçe dışında Türkiye’den hangi takım giderse gitsin bu oyunu oynayamazdı. Chelsea maçı çok erken koparırdı. Fenerbahçe neyi iyi yapamadı dersek, rakip ceza alanında üretkenlik sağlayamadı. Ayrıca Deivid de iki maçta da oynadığı kanattaki rakip beklerin ileri rahat çıkmasına izin verdi. İlk maçta arkasındaki Önder yalnız kalmıştı. Dün gece de sahanın yıldızı Essien çok rahat hücuma çıktı.
Alex de duran toplarda çok etkisiz kaldı. İlk golde Lugano da Ballack’ın koşusunda bir anda durdu, rakibini kaçırdı. Normalde böyle hataları yapmıyordu.
Aslında iki takım arasındaki en önemli fark ileri uç elemanları. Yoksa savunma ve orta sahaları hemen hemen kalite olarak eşit düzeyde. Fenerbahçe böyle elenirdi. Ahlarla, vahlarla. Ama gerçekten görevlerini iyi yaptılar. Oyunun son bölümünde rakibini kendi alanında hapsetmesi kendine güvenini gösteriyordu. Bu bir deneyimdir. Fenerbahçe bu sezon önemli yol kat etti.